Vergi Müfettiş Yardımcılığı Kadroları Yine Boş Kaldı!
Vergi Müfettiş Yardımcılığı Kadroları Yine Boş Kaldı!

Bu Bir Alışkanlık Haline Geliyor

10. Dönem Vergi Müfettiş Yardımcılığı alım sürecinin tamamlanmasıyla bir konu yeniden tartışılmaya başlandı. Vergi Denetim Kurulu bu yıl da duyurduğu kadrodan çok daha düşük sayıda adayı mesleğe kabul ederek bu hareketi gelenek haline getirmeye başlamıştır.

Geçtiğimiz Sene Durum Nasıldı?

Geçtiğimiz yıl 400 Vergi Müfettiş Yardımcısı almak üzere ilana çıkmış olan Vergi Denetim Kurulu, mülakatlar neticesinde 200 kişiyi mesleğe kabul etmiş, zorlu bir yazılı sınav sürecini başarı ile atlatmış olan adayları mülakatta başarısız adletmiştir. 356 kişi yazılı sınavı geçmiş olmasına rağmen, 156 kişi mülakat neticesinde Başarısız sayılmıştır.

Yine bu yıl yapılan 10. Dönem Vergi Müfettiş Yardımcılığı alımında 300 kişilik ilan verilmiş, 334 kişi yazılı sınavda başarılı olmuştur. Vergi Denetim Kurulu Başkanı Sn. Hüseyin KARAKUM'un yapmış olduğu bilgilendirmeye göre 295 kişi sözlü mülakata katılmıştır. 295 adayın mülakata katıldığı, 300 kişilik bir alımda 183 kişi başarılı sayılarak mesleğe kabul edilmiştir. 112 aday tam olarak hangi husustan dolayı mesleğe kabul edilmediklerini bilmedikleri gibi, buna dair net bir kriter olmadığı için öğrenme şansına da sahip değildir.

Başarı ve Başarısızlık Kriteri Ne?

Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği'ne göre Sözlü Sınavlar'da adayların;

-Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü,

-Liyakati, temsil kabiliyeti, bilgi düzeyi, davranış ve tepkilerinin mesleğe veya göreve uygunluğu,

-Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı,

-Genel yetenek ve genel kültürü,

-Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı,

ölçülmektedir.

Yani komisyona göre 112 aday bu 5 maddeden en az birisini karşılayamamış olmalıdır ki Başarısız sayılmıştır. Aksi halde bu elenmeleri makul gösterecek bir somut sebep görünmemektedir.

Sözlü Sınav'da başarılı olabilmek için adayların en az 65 puan almaları gerekmektedir ve Sözlü sınava dair alınabilecek tek kayıt Tutanaklardır. Yönetmelik kamera ile kayıt altına alma olanağını "Sözlü sınav ile ilgili olarak, bu maddede yer alan hususlar dışında herhangi bir kayıt sistemi kullanılmaz. " hükmü ile ortadan kaldırmaktadır. Bu noktada mülakatın ne derece şeffaflık ile gerçekleştiği kocaman bir soru işaretidir.

Güvenlik Soruşturmaları İşin Neresinde?

Öncelikle 17 - 25 Aralık süreci akabinde 15 Temmuz darbe girişimi ile kamu içerisindeki yerlerini iyice belli eden FETÖ/PDY terör örgütünün kamuda yeniden yerleşimini engellemek için mülakat süreçleri ile beraber ciddi bir soruşturma süreci de hayata geçmektedir. Bu süreçte herhangi bir şekilde terör örgütü ile bağlantısı saptanan adaylar daha ilk aşamada engellenmektedir. Devletin bu konudaki hassasiyetini anlıyor ve destek de oluyoruz. Ancak 112 adayın her birinin gerekçesinin bu olması çok akla yatkın gelmemektedir. Eğer öyle ise adaylara bir şekilde makul yanıt verilmeli, adaylar kendilerini neden sistemin dışında bulduklarını öğrenebilmelidir.

Bu şekilde gerekçesiz biçimde sistem dışında bırakılan adaylarda devlete karşı oluşabilecek küskünlük, bu ülkenin çalışkan ve gelecek için çalışan, özellikle kamuda görev almak maksadıyla emek vermiş, devleti için çalışmaya gönüllü adayların daha ülkesi için üretemeden kaybedilmesi demektir. Beşeri Sermaye bir ülkenin en büyük varlığıdır. Bu noktada bu kaybın önlenmesi ülkemiz adına büyük kazanım olacaktır.

Sebep 2013 Alımları mı?

Bildiğiniz gibi 2013 yılı Vergi Müfettiş Yardımcılığı alımları konusunda rekorlar kıran bir yıl olmuştur. 2011 yılında kurulun oluşturulmasının ardından en ciddi personel temini 2013 yılında, 5, 6 ve 7. dönem Müfettiş Yardımcılarının kuruma alınması ile gerçekleşmiştir.

Bu 3 dönemin işe alınma süreci 1000'li rakamlar ile ve test sınavı yapılarak gerçekleştirilmiştir. Kurul 8. Dönem alımı ile yeniden KLASİK sınav usulü ve düşük sayılı ilanlara dönmüştür. Bu kadroların boş bırakılması süreci de böylece başlamıştır.

Kurulun o dönem yapılan bu alımlardan huzursuz olduğu sık sık dillendirilmektedir. Sonrasında sürecin yeniden eskiye dönmesi ve kadroların doldurulmaması kaba tabirle "elitist" bir yaklaşımın sonucu ise, bu yaklaşımdan en az sorumlu olan kişiler bu sınavlara başvuran adaylardır. O nedenle bunun acısının bu adaylardan çıkması hiçbir şekilde adilane değildir. Şayet böyle bir yaklaşım söz konusu ise, tez zamanda bundan dönülmesi ve daha fazla emeğin zayi edilmemesi gerekmektedir.

SONUÇ

İşsizliğin bu denli derinleştiği ve işe girme süreçlerinin artık 3 - 4 seneyi bulması nedeniyle sınav kazanarak rüştünü ispat etmiş olan adayların bu şekilde süreçten soğutulması, emeklerinin zedelenmesi ekonomik sonuçlarının yanında sosyal bir buhranı da derinleştirmektedir.

Tüm bunlar hesap edilerek, her şeyden evvel adalet tesis edilerek mülakat değerlendirmeleri yapılmalı ve ihtiyaç olduğu için ihdas edilmiş devlet kadroları bireysel saik ve düşüncelerle hareket edilerek değil, devlet ve millet menfaati birincil sıraya konularak boş bırakılmamalıdır.

En kısa sürede kurumların bu yaklaşımdan uzaklaşmasını umuyor, emek veren tüm adaylara başarılar diliyoruz.


Konuya dair fikirlerinizi paylaşmak için FORUM Sayfamızı ziyaret etmeyi UNUTMAYIN!

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları