Komünist Nedir? Komünist Ülkeler Neden Fakir?

Komünizm nedir? Komünist ülkeler nasıl yönetilir? Komünist kime denir? Komünist ülkeler neden daha fakir? Komünist nedir?

Komünist Nedir? Komünist Ülkeler Neden Fakir?

Komünist kelimesinin tanımlamasını yapmadan önce komünizme bakmak daha faydalı olacaktır. Asıl olarak Latinceden günümüze gelen “Communis” kelimesinden aktarılmıştır. Toplum eşitliğine ve sınıfların kaldırılması düşüncesine dayanan bu kavramı ilk kullanan kişiler Karl Marx ve Friedich Engels’dir.  Bu düşünce özel mülkiyet ve özel sektör yerine tüm üretim araçlarının devlete ait olmasını savunur. Bu sayede devletin ürettiği gelir ihtiyaca göre dağıtılmaktadır. Komünistte bu düşünceyi savunan kişiye denmektedir. Marx’ın savunduğu bu düşüncede ana hedef ilkel toplum yaşamına geri dönmektir.

Bunlar olmadığı takdir de toplumsal sorunların ortadan kalkamayacağına inanır. Komünizmin tanımının sürekli değişmesi her kişinin kendine ait düşüncelerini katmasından meydana geliyor. Marx ve Engels Komünist Parti Manifestosu’nda kapitalist sistemi reddeder. Fakat muhaliflere göre böyle bir sistem oldukça ütopiktir. Detaylı yapılan araştırmalara göre Marx ve Engels’ten öncede İslam dünyasında Eflatun ve Platon’un eserlerinde daha öncesinde ise Amerika kıtasındaki yerlilerde böyle bir sistem göze çarpmaktadır. 19. Yüzyılda Sanayi Devrimi’nin ortaya çıkması komünizmin canlanmasına neden olmuştur. Çünkü gelişen sanayi ortamında zenginler daha zengin olurken fakirler daha fakir oluyordu.

Komünist Ne Demektir?

Komünistlerin reddettiği bir şeyde sosyalizmdeki emeğe karşı verilen ücretin yetersiz olacağıdır. Buna göre çalışan her işçi hiçbir zaman hakkettiği ücreti alamaz. Yani komünist nedir? Sorusunun cevabı, ezilen işçilerin yanında olan topluluklardır. Bunun yanında kapitalist sisteme karşı durarak, sınıf ayrımcılığını reddeden kişilerdir. Bu sayede emek sömürgeciliğine karşı duran hayali olsa da daha güzel bir toplum istemektedirler. Karl Marx, komünizmden örnek verirken daima ilkel topluluklardan bahseder. İlkel çağlarda hiçbir insan kendini bir yere ait hissetmediği için sınıf farkı da olamayacağını söyler. Daha önceleri bu sistemi uygulamaya çalışan devletler olmuştur.

Örneğin Çin’de Mao’nun Sovyetler Birliği’nde ise Lenin’in komünizmi oluşturma çabası olmuştur. Fakat ne yazık ki başarısız olmuşlardır. 20. Yüzyılda gerçekleştirilen uygulamalar oldukça şiddetli olduğu için komünizm insanların aklında kötü yer etmektedir. Bazı ülkelerde komünizm kısa da olsa etkisini gösterebilmiştir. Örneğin İspanya ve Ukrayna’da savaş nedeniyle 4 yıl yaşayabilmiştir. Bu sisteme bazı eleştiriler gelmektedir. Kimsenin eşit olamayacağı gibi bunun zorla dayatılması kaos ortamına sebep olabilir. Bu da hâlihazırdaki sistemi bile yok edebilir. Komünizmi savunan akımlar Marksizm ve Leninizm’dir. Onlara göre komünizm, burjuvazinin ortadan kalkmasıyla oluşur. Bunun ortadan kalkması ise işçi sınıfının rejimiyle başlar ve komünizm için gerekli ortam sağlanır. Böylelikle devlet yapılanmaları yok olur.

Komünistin Anlamı Nedir?

Komünizme iki ayrı görüş daha eşlik eder. Bunlar anarşist komünizm ve sol komünizmdir. Sol komünizmde, Leninist anlayışı reddederek gerçek komünizm hedeflerine ulaşılabilmektedir. Anarşist komünizm ise hedeflere ulaşabilmek için devleti ele geçirmek gerekmez. Marksizm bunu savunduğu için onu eleştirir. Onlara göre kapitalizm sadece bir devrimle ortadan kalkabilir. Bunu gerçekleştirecek olanlar ise sınıfların oluşturacağı topluluklar olacaktır. Marksizm’e göre kapitalizmin bitmesiyle belli geçişlerle komünizm hedefine ulaşılabilir. Karl Marx ise bu geçiş dönemlerinin öncesine sosyalizm adını verir. Yani onlara göre sosyalizm komünizme giden yolda bir araç, komünizm ise bir amaçtır.

Komünist  Ülkeler Neden Fakir?

Çokça merak edilen ve anlaşılamayan bir konudur. Bunu bir kaç paragrafla izah etmek teknik olarak imkansızdır. Tam bir sonuca ulaşabilmek için komünizmle yönetilen ülkelerin tarihi, siyasi ve ekonomik yapıları incelenerek bir sonuca varmak mümkün olabilir. Ancak tespit edebildiğimiz ortak bazı sorunlar şunlardır:

  • Ambargo uygulanması
  • Antidemokratik uygulamalar
  • Komünist sistemin yenilenmemesi
  • Yabancı yatırımın olmaması

Temel olarak yukarı da verdiğimiz nedenler neredeyse tüm komünist ülkelerin başına geldi desek yanlış olmaz. Neredeyse tüm komünist veya benzeri sistemlerle yönetilmek istenen ükeler ambargo tehdidiyle bir dönem karşı karşıya kalmıştır. Dünya’da ilk kez 190’ın üzerinde ülke birebir aynı ekonomik sistem olan kapitalizmi uyguluyor. Bu sistemi uygulamayan tüm devletler ise bir güvenlik tehdidi olarak isimlendirilip yaptırım uygulanılıyor. Bugün yaşananın en sade biçimiyle ifadesi budur.

Antidemokratik uygulamalar ile kast ettiğimiz güçlü bir hukuk sistemi ve bu sistem tarafından halk adına yetkilendirilmiş bağımsız mahkemelerin olmamasıdır. En basit örneği bugünki Kuzey Kore olup demokratik neredeyse hiç bir uygulama mevcut değildir. Kısacası komünizm ve demokrasi aynı ülkede henüz denenmemiştir.

Komünist sitem oldukça eski ve günümüz ihtiyaçlarına yeterli cevabı veremeyen bir sistemdir. Buna karşın herhangi bir yenilenme veya revize çalışması ise mevcut değildir. Bugün Çin tarafından uygulanan serbest piyasa ekonomisi ve komünizm karşımı sistem yeni bir örnek olarak kısmen değerlendirilebilir.

Yabancı yatırımcı demokrasi ve güçlü hukuk sistemi olmayan yere kar marjı olsa da olmasa da uğramaz. Bugün yaşanan yabancı yatırımın üçüncü dünya ülkelerinden kaçmasının sebebi ile komünist ülkelerden kaçma sebebi aynıdır.

Ekonomi, finans konuları için forum sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

Güncelleme Tarihi: 26 Mayıs 2019, 23:26
YORUM EKLE
YORUMLAR
Komünya
Komünya - 1 ay Önce

Güzel bir analiz olmuş, emeği geçenlere teşekkürler. Komünizm bugün yeniden şekillenemiyor çünkü adını anmak dahi toplumsal linç sebebi. Bunun yanısıra kapitalizm çok güçlü ve organize medya fikirlerinizi söylemenize dahi imkan tanımıyor.