Avukatlar Neden Çoklu Baro İstemiyor?

Avukatlar Neden Çoklu Baro İstemiyor? Milyonlarca kişinin merak ettiği soruya Avukat Miraç Yılmaz aydınlatıcı bir şekilde cevap verdi. İşte binlerce avukatı ve avukat adayını ilgilendiren konudaki son durum ve tüm merak edilenler...

Avukatlar Neden Çoklu Baro İstemiyor?

Son günlerde gündemi son derece fazla meşgul eden ve son olarak komisyondan geçerek mecliste yasalaşan kanun değişikliği ile artık bir ilde birden çok baro kurulabilecek. Bu yasa değişikliğinin avukatlık mesleği üzerindeki olumlu ve olumsuz yönlerini birlikte değerlendireceğiz. Ardından avukatların yeni yasaya neden karşı olduğunu, yeni yasanın ne gibi sıkıntılara yol açabileceğini tartışacağız.

Yeni yasanın hiçbir olumlu etkisi yok mu diye sorabilirsiniz bu sebeple önce pozitif yönlerini ele alacağız. Öncelikle yasa değişmeden önceki halinde, hukuk fakültesini bitirip avukatlık stajını tamamlayan herkes kanuna göre en geç 3 aylık bir süre içinde baro levhasına yazılmak zorunda idi. Ankara’da serbest avukatlık yapmak isteyen bir avukat Ankara Barosu levhasına ismini yazdırmadan mesleki faaliyetlerini yürütemiyordu. Bu noktada avukatın bir tercihi söz konusu değildi, bulunduğu ildeki baroya kaydolmak zorundaydı. Yeni gelen çoklu baro yapısı ile avukatın bir tercih hakkı olacak. Ayrıca birden fazla olan barolar kendi bünyesine daha fazla avukat dahil etmek için daha fazla çalışma yapıp mesleki faaliyetlerin en iyi seviyede yerine gelmesi için çabalayacaktır. Yani barolar arasındaki rekabet avukatlık mesleğinin ve meslektaşların lehine çalışmalar yapılmasına sebebiyet verecek bu durum meslektaşların lehine olacaktır. Ancak söz konusu yasa değişikliğinin olumsuz yönleri yukarıda saydığımız olumlu yönlerini gölgede bırakabilecek derecede tehlikeli.

Avukatlık Kanunu’nda yapılacak değişik ile tabiri caiz ise ‘savunma bölünecek.’ Bu ne demek? Türk Yargısında 3 temel makam bulunur. Bunlar: İddia Makamı(Cumhuriyet Savcıları), Yargılama Makamı(Hakimler) ve Savunma Makamı(Avukatlar). Avukatlık mesleği Türk toplumunun haklarını bağımsız olarak savunan ve ‘’kamu hizmeti’’ niteliğinde olan bir serbest meslektir. Barolar avukatlık mesleğinin itibarını koruma ve yüceltme, avukatların haklarını koruma ve mesleklerini ifa ederken karşılaştıkları güçlükleri ortadan kaldırma, avukatların mesleklerini belli etik kurallar içerisinde gerçekleştirmeleri amacıyla gerektiğinde disiplin uygulaması yapma gibi misyonları icra ederek vatandaşların kaliteli bir hukuk hizmeti almalarını sağlamaktadır. Halihazırda işleyen bir sistemin değişmesi ve bölünmesi barolara dolayısıyla avukatlık mesleğine zarar verecektir. Ayrıca 5.000’den fazla avukat bulunan illerde 2.000 ve üstünde avukatın bir araya gelerek yeni barolar kurabilecek olmasının farklı sorunlara yol açabilmesi son derece muhtemel. Bu ne demek? Siyasi görüş, dini inanç vs. gibi nedenlerle bir araya gelen avukatların oluşturduğu  baro ve bu baronun ideolojisi hakim-savcı dahil herkes tarafından bilinebilecek. Örneğin; A partisi sempatizanı avukat, A partisi sempatizanlarının kurduğu baroya kaydolacak, B partisi sempatizanı ise B partisi sempatizanlarının kurduğu baroya kaydolacak. Bu durum yargılama makamındaki hakimin, görüşü ile aynı görüşte olan avukata ve farklı görüşteki baroya üye olan avukata bakışını, bir başka tabir ile tarafsızlığını etkileyecektir. Tarafsızlık ilkesinin gölgede kalması telafisi zor zararlar ortaya çıkartacak, adil yargılanma ve eşitlik gibi bir çok ilkeyi ihlal edecektir.

Avukatlık Kanununda yapılan ve yukarıda kısaca değindiğimiz değişikliklerin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesi ile Anayasa Mahkemesine yapılan başvurunun sonucu merakla bekleniyor. .
 

Güncelleme Tarihi: 26 Temmuz 2020, 16:53
YORUM EKLE