ALTERNATİF TIP GERÇEKTEN BİLİMSEL TIPA ALTERNATİF Mİ?

Birleşmiş Milletler Ulusal Sağlık Enstitüsü’nün yapmış olduğu tanıma göre “tamamlayıcı ve alternatif tıp; belirli bir zaman diliminde belli bir toplum veya kültürdeki politik olarak baskın olan sağlık sisteminin dışında kalan bütün sağlık hizmetlerini, yöntemlerini, uygulamalarını ve bunlara eşlik eden teori ve inançları kapsayan geniş bir sağlık alanı” dır.

ALTERNATİF TIP GERÇEKTEN BİLİMSEL TIPA ALTERNATİF Mİ?

Yirminci yüzyılın ortalarından başlayarak, hastalıkların tanı ve tedavilerinde gözlenen hızlı gelişmeler tamamlayıcı ve alternatif tedavilerin kullanımında artışı da beraberinde getirmiştir. Alternatif tıp ,tıbbi tedavilerin yerine geçen, modern biyotıp ya da tedaviler tarafından kabul edilmeyen her türlü sağlık hizmeti olarak tanımlanmaktadır. Tamamlayıcı tıp ise tıbbi tedavi ile birlikte, tıbbi tedaviye ek olarak uygulanan tedavi ve bakım sistemidir. Geleneksel tıp, bilimin kurallarına ve bilimsel yöntemin uygulanmasına dayalıdır. Bu nedenle konvansiyonel tıbba “bilimsel tıp” ya da“kanıta dayalı tıp” denir.

Tarihi

Tamamlayıcı ve alternatif tıp uygulamalarının kökeni Eski Çin ve Ayurvedik tıbbına dayanmaktadır. Eski çağlarda geleneksel iyileştiriciler ve şamanların görev yaptığı toplumlarda, bitkisel tedavilerin kullanımı tıbbın bir parçası olarak karşımıza çıkmaktadır. Homeopati,osteopati, şiropraktör gibi uygulamalar ise XIX. yüzyılda gelişmiştir. Dünyada giderek yaygınlaşan uygulamalar ve literatürdeki eksiklikler nedeniyle 1998 yılında Birleşik Devletlerde Ulusal Sağlık Enstitüsüne (NIH) bağlı Ulusal Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Merkezi (NCCAM) kurulmuştur. Bu merkezin amacı; tamamlayıcı ve alternatif tıp (CAM) uygulamalarının güvenilirlik ve etkinliğini incelemek, etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış uygulamaların geleneksel tedavilere katılımını sağlamaktır. Ulusal Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Merkezi tamamlayıcı ve alternatif tedavileri; zihin beden uygulamaları, alternatif tıp uygulamaları, biyolojiye dayalı tedaviler, manipülatif ve bedene dayalı uygulamalar ve enerji terapileri (biyo alan ve biyo elektro manyetik) olarak beş farklı grupta sınıflandırmıştır

Konuyu ülkemiz açısından ele alacak olursak, Anadolu'nun birçok değişik ka­vme ve kültüre ev sahipliği yapmış ol­duğunu vurgulamak önemlidir. Bu ne­denle Anadolu halkı köklü bir halk tıbbı geleneğine sahiptir. "Alternatif" tıp uy­gulayıcıları, kendi uygulamalarının top­lum da kabul görmesini sağlamak için bu köklü halk tıbbı geleneğine dayanmak­tadır. "Alternatif" tıp oldukça köklü bir halk tıbbı geleneğine sahip olan ülkemizde son günlerde kaygı verici bir hızla yayılmakta, medya tarafından sorumsuzca pazarlanmaktadır. 

Dünyada ve Türkiye’de Kullanım Sıklığı

Tamamlayıcı ve alternatif tedaviler yetişkinler tarafından geniş ölçüde kullanılmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri’nde yetişkinlerle yapılan çalışmada, son bir yıl süresince tamamlayıcı tedavilerden en az birini kullanmış olan bireylerin oranı 1990 yılında %33.8 iken, bu oranın 1997 yılında%42.1’e yükseldiği saptanmıştır. Yapılan gözden geçirme çalışmasında; yetişkinlerde tamamlayıcı ve alternatif tedavilerin kullanım prevelansının %9-65 arasında değiştiği ve kullanım oranının yıllara göre giderek arttığı saptanmıştır. Türkiye'de yapılan bir çalışmalar sonucunda hastaların %24,6 sının medikal tedavisinin yanında alternatif tıp tedavisi kullandığını belirlenmiştir. Bu gün kronik hastalıkların başlıca hastalık ve ölüm nedeni olması ve bu hastalıkların doğal seyri, pek çoðunda bilinen korunma ve tanı tedavi yollarında tam başarı sağlanamaması gibi nedenlerle hem hastalar hem de sağlık  profesyonelleri zaman zaman değişik arayışlara girmektedir. Yine sağlık hizmetlerine ulaşmadaki güçlükler de bu tür Alternatif Tıbba eğilimi arttırmaktadır.

Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp uygulamaları nelerdir?

Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Ulusal Sağlık  Merkezi’nin (NCCAM) Alternatif Tıp Uygulamalarını Sınıflandırması şu şekildedir.

I. Zihin-beden tıbbı

• Zihin-beden sistemleri

 • Zihin-beden metodları (yoga gibi)

• Dinsel ve spirituel iyileşme

• Sosyal alanlar (holistik hemşirelik gibi)

II. Alternatif tıp Sistemleri

• Akupunktur

• Ayurvedik tıp

• Geleneksel Çin tıbbı

• Naturopati

III. Biyolojiye dayalı tedaviler

• Bitkiler

• Özel diyet tedavileri

• Farmakolojik, biyolojik girişimler 

IV. Manipülatif ve bedene Dayalı Sistemler

• Şiropraktör

• Masaj

• Osteopati

• Hidroterapi

V. Enerji terapileri

a) Biyoalan

• Terapötik dokunma ,

• Refleksoloji

b) Biyoelektromagnetikler

•Tıbbi amaçlar için elektromagnetik alanların kullanım

Türküye de en sık kullanılan yöntemler ‘fitoterapi’ dedenilen bitkilerin kullanımı ve özel diyet tedavileri, osteopati ve akupunkturdur .

Yan etkiler

Tamamlayıcı ve alternatif tedavilerin kullanımının yaygınlaşması ile birlikte bu tür tedavilere bağlı yan etkilerin görülme oranında da artış olmuştur. Kullanılan alternatif tıp yöntemleri ile ilgili olası yan etkiler yeterli çalışma olmadığından net olarak bilinmemektedir. Çocuklarda yan etkiler daha şiddetli ve ölümcül olabilir.

Tamamlayıcı ve alternatif tedavilere bağlı görülen yan etkiler doğrudan ve dolaylı olmak üzere ikiye ayrılır. Doğrudan etkileri kullanılan tedavi şekline göre değişmektedir. Örneğin en çok bitkisel terapilere bağlı yan etkiler görülmektedir. Bitkisel tedavide duyarlılık(alerjik reaksiyonlar), organ yetmezlikleri ve farmakolojik ilaçlar ile etkileşim gibi yan etkiler sık görülmektedir. Kullanılan bazı bitki kürleri kandaki ilaç düzeylerinde artış veya azalmaya yol açabilmektedirler.  En sık kullanılan ve ilaç etkileşimi yapan bitkiler; ginseng, sarı kantaron, kava, sarımsak ve mabed ağacıdır. Yapılan bir çalışmada epilepsi için kullanılan bitkisel bir ürünün, kan fenitoin düzeyini düşürdüğü ve bu nedenle epileptik nöbetleri tetiklediği saptanmıştır. Akupunktur tedavisine bağlı doku yaralanması ve enfeksiyon (özellikle hepatit B ve C gibi) gibi yan etkiler bildirilmiştir. Pek çok vaka çalışması alternatif diyetler nedeni ile yeni doğanlarda ciddi beslenme bozukluklarının, D vitamini yetersizliğinin geliştiğini göstermektedir. Tıbbi tedaviyi geciktirme, tıbbi tedaviyi bırakmaya da reddetme, gereksiz harcamalar ve başarısızlık ve suçluluk duygusu gibi dolaylı yan etkileri de vardır.

Sonuç olarak ;

Alternatif tıp ve tamamlayıcı tıp yöntemleri kullanan hastaların büyük bir kısmının, bu bilgiyi hekimi ile paylaşmadığı ve bu nedenle gelişebilecek yan etkiler açısından tehdit altında olduğu belirtilmektedir. Bitkilerle tedavi, tüm dünyada ve ülkemizde yaygın olarak kullanılması ancak bilinenin-inanılanın aksine pek çok sağlık sorununa da yol açabilmesi nedeniyle sağlık hizmeti veren ekiplere danışılmadan uygulanmamalıdır  

Güncelleme Tarihi: 16 Ocak 2019, 19:13
YORUM EKLE